⚡ AMP
YAŞAM

Marmara’nın Ekoloji Savunucuları ‘Yan Yana’ Geldi: Bölgesel Dayanışma Ağı Kuruluyor

✍️ yurticihaberler 📅 10 Ekim 2026, 16:48
Kaz Dağları'ndan Saros Körfezi'ne kadar uzanan coğrafyada doğa hakları mücadelesi yürüten ekoloji savunucuları, Marmara Denizi'ni ve çevresini tehdit eden ekolojik krizlere karşı kalıcı bir bölgesel dayanışma ağı kurma kararı aldı.

Türkiye’nin en kritik ekolojik bölgelerinden biri olan Marmara Havzası’nda doğa hakları savunucuları tarihi bir adım attı. Kaz Dağları‘ndan Saros Körfezi’ne, Ergene Havzası’ndan İzmit Körfezi’ne kadar geniş bir coğrafyada ekoloji mücadelesi yürüten 22 hak savunucusu, Kocaeli’de düzenlenen Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması çatısı altında bir araya geldi. Armaş Vakfı‘nın ev sahipliğinde ve GEF Küçük Destek Programı desteğiyle gerçekleştirilen bu kapsamlı buluşma, bölgedeki dağınık çevre hareketlerini tek bir çatı altında birleştirmeyi hedefliyor.

Marmara Havzasındaki Ekolojik Baskılar Haritalandırıldı

İzmit Akmeşe’de gerçekleşen üç günlük yoğun çalıştayda, sekiz farklı ilden gelen 11 sivil toplum örgütü temsilcisi bölgedeki ekolojik tehditleri tek bir harita üzerinde birleştirdi. Ortaya çıkan çarpıcı tablo; madencilik, enerji projeleri, yoğun sanayileşme, yapılaşma ve tarımsal kirlilik baskılarının tüm Marmara’yı kuşattığını gözler önüne serdi. Tüm bu krizlerin kesişim noktasında ise ne yazık ki ölüm kalım savaşı veren Marmara Denizi yer alıyor. Katılımcılar, kıyı sanayisi, derin deniz deşarjları, balık çiftlikleri ve geçmişteki müsilaj krizine rağmen durdurulamayan kirliliğin denizi taşıma kapasitesinin son sınırına getirdiğini vurguladı.

Sistematik Bir Ekokırım Süreci Yaşanıyor

Yalnızca denizler değil, karadaki ekosistemler de benzeri görülmemiş tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. Kaz Dağları‘ndaki altın madeni projeleri, Marmara Adası’ndaki mermer ocakları, Trakya’daki kaya gazı arama faaliyetleri ve nükleer santral planları bölgedeki yaşam alanlarını hızla tüketiyor. Toprağı, suyu ve havayı zehirleyen bu süreçlerin yerel olmaktan çıkıp sistematik bir ekokırım boyutuna ulaştığına dikkat çeken uzmanlar, hukuki yolların daralması ve ‘üstün kamu yararı’ kisvesi altındaki projelerin yerel dirençleri zayıflattığını ifade etti.

Kalıcı Ağ ve COP31 Hedefi

Karşılaşılan bu devasa sorunlar karşısında tek başına mücadelenin yetersiz kalacağını belirten doğa savunucuları, buluşmayı kalıcı bir yapıya dönüştürdü. Kasım ayından itibaren her ay düzenli olarak toplanacak olan Marmara Yan Yana Dayanışma Ağı, koordinasyonu farklı örgütlerin dönüşümlü olarak üstleneceği bir modelle çalışacak. Öte yandan, bu süreçte elde edilen tüm veriler ve hazırlanan kapsamlı raporun, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 zirvesinde uluslararası kamuoyuna sunulması planlanıyor.

Haber Tepkileri 17 Tepki
🌐 Haberin Normal Web Sürümünü Görüntüle →