Doğuştan görme engelli kişiler de rüya görebiliyor. Ancak rüyaların içeriği, kişinin görme deneyimine sahip olup olmamasına göre farklılık gösterebiliyor. Hayatının hiçbir döneminde görmemiş kişilerde rüyalar; ses, dokunma, koku, tat, hareket ve mekânsal algı gibi duyusal deneyimler üzerinden şekillenebiliyor.
Buna karşılık yaşamının bir döneminde görebilen ve daha sonra görme yetisini kaybeden kişiler rüyalarında görsel unsurlarla karşılaşabiliyor. Özellikle görme yetisini kaybetmeden önce uzun süre görsel deneyim yaşamış kişiler, geçmişte gördükleri insanları, yerleri veya nesneleri rüyalarında görüntüler halinde hatırlayabiliyor.
Rüyaların oluşmasında beynin farklı bölgelerinin birlikte çalışması önemli rol oynuyor. Uyku sırasında beyin tamamen devre dışı kalmadığı için kişinin gün içinde edindiği anılar, duygular ve duyusal bilgiler rüyalara yansıyabiliyor. Bu nedenle rüya deneyiminin yalnızca gözlerin gördüğü görüntülerden oluşmadığı belirtiliyor.
Araştırmalar ayrıca doğuştan görme engelli kişilerle sonradan görme yetisini kaybeden kişilerin rüyaları arasında farklılıklar bulunduğunu gösteriyor. Görme deneyimi olmayan bireylerde işitsel ve dokunsal unsurların daha belirgin olabildiği, sonradan görme kaybı yaşayanlarda ise görsel içeriklerin devam edebildiği ifade ediliyor.
Bu durum, rüyaların insan beyninin duyular, anılar ve deneyimlerle oluşturduğu karmaşık bir zihinsel süreç olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla “Körler rüya görür mü?” sorusunun yanıtı evet. Ancak herkesin rüyası aynı biçimde yaşanmıyor. Görme deneyiminin bulunup bulunmaması, rüyaların nasıl algılandığında önemli bir farklılık oluşturabiliyor.
Haber : Yurtiçi Haberler
Yorumlar