Sonbahar, sararan yaprakları ve dökülen dallarıyla hüznün simgesi olarak görülüyor. Peki, hazan mevsiminin insan ölümlerinin arttığı dönem olduğu iddiası istatistiklerle doğrulanıyor mu? Doğumların mevsimlere göre dağılımı da aynı tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor.
Doğa, sonbaharla birlikte renk değiştiriyor. Ağaçların yaprakları sararıyor, dallar boşalıyor, günler kısalıyor. Edebiyatta ayrılık, yaşlanma ve ölümle özdeşleştirilen bu mevsim, Türkçede hazan adıyla da anılıyor. Ancak sonbaharın hüzünlü anlam dünyasıyla bilimsel gerçekleri birbirinden ayırmak gerekiyor.
Hazan, Farsça kökenli bir kelime ve sonbahar anlamına geliyor. Kelimenin insan ölümlerinin arttığı dönem nedeniyle ortaya çıktığını gösteren doğrulanmış bir dilbilimsel kanıt bulunmuyor. Dolayısıyla doğadaki yaprak dökümü ile insan ölümleri arasında kurulan ilişki, kelimenin kökenine dair kanıtlanmış bir açıklama olarak değerlendirilemez.
İstatistikler ne söylüyor?
Türkiye’de 2009-2019 dönemini inceleyen bir akademik çalışmada, toplam ölümlerin yüzde 26,82’sinin kışın, yüzde 24,81’inin ilkbaharda, yüzde 24,40’ının yazın ve yüzde 23,97’sinin sonbaharda gerçekleştiği belirtiliyor.
Bu veriler, incelenen dönemde ölümlerin mevsimsel dağılımında kışın öne çıktığını, sonbaharın ise en düşük paya sahip olduğunu gösteriyor. Başka bir ifadeyle, sonbaharın doğrudan en fazla ölümün yaşandığı mevsim olduğu iddiası bu araştırmanın sonuçlarıyla desteklenmiyor.
Elbette ölüm oranları yıllara, yaş gruplarına, iklim koşullarına ve ölüm nedenlerine göre değişebilir. Bu nedenle tek bir dönemin verilerinden hareketle bütün yıllar için kesin bir yargıya varmak doğru olmaz.
İlkbaharda doğumlar artıyor mu?
Tartışmanın bir başka boyutu da doğumlar. Sonbaharda ölümlerin arttığı öne sürülüyorsa ilkbaharda doğumların da artıp artmadığı sorusu gündeme geliyor. Ancak bu sorunun cevabı varsayımlarla değil, doğumların gerçekleştiği aylara ilişkin istatistiklerle verilmelidir.
Üstelik doğumların mevsimsel dağılımı, gebeliklerin başlangıç zamanlarıyla aynı şey değildir. Bu nedenle iki veri grubu ayrı ayrı incelenmelidir.
Sonuç olarak hazan, doğanın değişimini anlatan bir mevsim adıdır. Ona yüklenen hüzün ise insanın hayat, zaman ve ölüm karşısındaki duygularıyla ilgilidir. Bilimsel veriler, şiirsel çağrışımları ortadan kaldırmaz; yalnızca gerçeklerle yorumların sınırını belirler.