*Yurtiçi Haberler * YEREL * İsteniş Hakan Tüplek
ISTİRİDYE İÇİNDE SAKLI BİR İNCİ ……… İNEBOLU
Ucuz lafları pek sevmem.
Kimileri bu söylemleri klişeleşmiş laflar diye de nitelendirir.
Bunlardan birisi de ‘’Amerika’yı yeniden keşfetmek’’ …..
Hani bildik bir şey söylendiğinde ‘’Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok’’ derler ya işte öyle bir şey …
Ama gizli, saklı kalmış bir yerleri tanıtmaya, bilinmeyen yerleri dikkat çekmeye gerek var.
Karadenizin güzel bir ilçesi İnebolu’dan bahsedeceğim.
Biz meraklı bir toplumuzdur. İnebolu nereye bağlı diye internete sormadan ben söyleyivereyim.
İnebolu Kastamonu’nun karadenize sahili olan güzel bir ilçesi …..
İnebolu denize sıfır şirin, güzel bir ilçe.. Yaz aylarında turizmden dolayı bir hayli rağbet görüyor. Gidip görmenizi tavsiye ederim. Ben İnebolu’yu çok severim. İnebolu çocukluğumun hem tatil, hem de aile büyüklerini ziyaret mekanıdır.
1975 li yıllarda her sene yaz aylarını İnebolu’da geçirirdik. Haaa şimdi neden İnebolu diyeceksiniz. Merak ediyorsunuz.
Annem/meleğim İnebolu’lu …. İnebolu’nun halk efsanelerinden Kuyruklu İbrahim’ in kızı.
Ben de dedemi hayal-meyal hatırlıyorum.
O yıllarda turizm hareketliliği çok fazla olmadığı için Afyon’dan Kastamonu’ya, İnebolu’ya her gittiğimizde kendimizi ayrıcalıklı görürdük. İlerleyen yaşlarımızda akdeniz ve ege sahillerinde birçok popüler turizm merkezlerini gördükten sonra gerçekten haklıymışız. Adı, sanı çok duyulmayan İnebolu bir başka güzel.
İnebolu’da çocukluk yıllarımızda bir çok anılar biriktirmişiz.
İnebolu’nun bordo-beyaz boyalı, çatıları taştan olan bahçeli evleri farklı imiş….
Dondurmacı Mehmet diye hafızamda kalan pastanedeki mis gibi koku hala burnumda ….
Yaaa dölüklü pideye (delikli) ne demeli; yok böyle bir lezzet …..
Gündüz temmuz-ağustos sıcağında denize girerdik. Yüzmeyi İnebolu’da öğrendim… Bazen de yağmur yağar evde hapis kalırdık. ‘’Denize gidemedik’’ diye üzülür, asık suratlarla çarşıya çıkardık. Kaybolmamak için etrafımıza dikkatlice bakardık. Eve geri dönerken şu evin yanından geçtik. Parkın yanından geçtik diye sağa-sola bakınırdık….
Haa bu arada dedem kuyruklu İbrahim ile ortak yönlerimiz de var; tabii ki ….
O geçmiş zamanın habercisiydi… Çarşıda bir köşenin başında hale gelen balıkları anons edermiş. İnebolu’nun habercisiymiş….
Ben de haberciyim. Anne tarafından dedemin izindeyim.
Canım dedem benim, anmışken kabiri cennet olsun. Nurla dolsun ….
Bu koca yürekli yardımsever kıymetli insan için bir duanızı istirham ederim….
Günümüz İnebolu’suna dönecek olur isek, o günden bu güne çok zaman geçti. Ben yıllardır İnebolu’ya gitmedim. Ama en kısa zamanda kısmet olur ise gideceğim.
Ne de olsa İnebolu ile bir bağımız var.
Turizm gezginleri farklı yerler görmek istiyorlar. İnebolu gerçekten dört mevsimi çok farklı, çok güzel bir yer. Sonbaharda dağlarındaki ağaçlardan dökülen sarı, taba, kahverengi renklerdeki yapraklar, kopan dallar inanılmaz bir görsel oluşturuyor.
Doğa çekimi yapan fotoğrafçıları İnebolu’ya davet ediyorum.
Tatilin sadece deniz, kum, güneş olmadığını bilen temiz bir hava solumak isteyen, dalgalı temiz bir deniz görmek isteyenleri İnebolu’ya davet ediyorum.
Getir kelimesini kullanmadan konuşan halkı görmek için, dölüklü (delikli) pide yemek için, İnebolu’ya davet ediyorum.
Eminim ki sizde benim gibi aradan 50 yıl geçse de yazdığım gibi unutulmaz anıları yazacak ve İnebolu’yu tanımaktan çok zevk alacaksınız.
Hadi toplayın valizleri doğru İnebolu’ya…
İnebolu sizleri bekliyor…..

DÜNYA
14 saat önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceDÜNYA
5 gün önceDÜNYA
7 gün önceGÜNDEM
8 gün önceGÜNDEM
8 gün önce