Türkiye genelinde son dönemde sıklıkla yaşanan aşırı hava olayları, sel ve su baskınları kentlerin altyapı eksikliklerini ve iklim krizine karşı hazırlıksız yakalandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan bu afetlerin ardından afetzedelere geçmiş olsun dileklerini ileten TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı Zehra Çakır, kentsel alanların iklim krizine dirençli hale getirilmesinin artık ertelenemez hayati bir sorumluluk haline geldiğini belirtti.

Betonlaşma ve Dere Yatakları Riskleri Artırıyor
İklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi için yağış rejimindeki düzensizliklerin bilimsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade eden Zehra Çakır, kentlerdeki mevcut yapılaşma politikalarını eleştirdi. Toprağın beton ve asfaltla kaplanmasının, dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının ve doğal su akış yollarının kapatılmasının normal yağışları dahi yıkıcı afetlere dönüştürdüğünü vurgulayan Çakır, suyun artık sadece uzaklaştırılması gereken bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.
Öne Çıkan Gelişmeler ve Detaylar
Yerel Yönetimlere Dört Maddelik Kapsamlı Çağrı
Afet sonrasındaki geçici müdahalelerin kalıcı çözümler sunmadığını belirten Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı, yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının iklim eylem planlarını derhal somut yatırımlara dönüştürmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda projelerin bütçelerinin, sorumlu kurumlarının, takvimlerinin ve ölçülebilir hedeflerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması istendi. Ayrıca taşkın riskini artıran hatalı imar kararlarının gözden geçirilmesi, doğal dere koridorlarının koruma altına alınması ve altyapının güncel iklim verilerine göre yenilenmesi talep edildi.

Doğa Temelli Çözümler ve Peyzaj Mimarlığının Rolü
Su yönetiminde ve ekolojik onarımda doğa temelli yaklaşımların yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Zehra Çakır; yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler, su tutma havzaları ve ekolojik dere koridorlarının yatırım programlarına dahil edilmesini önerdi. Can ve mal güvenliğini teminat altına alan, suya kentsel alanlarda hak ettiği yeri veren bir planlama anlayışının şart olduğunu belirten Çakır, peyzaj mimarlarının diğer meslek disiplinleriyle koordineli bir şekilde afet risklerini azaltma çalışmalarında etkin rol oynaması gerektiğini sözlerine ekledi.