Türkiye ekonomisi dış ticaret alanında tarihi bir eşiği daha geride bırakarak küresel pazarlardaki gücünü bir kez daha kanıtladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından kamuoyuyla paylaşılan eylül ayı geçici dış ticaret verileri, üretim ve ihracat odaklı büyüme modelinin meyvelerini vermeye devam ettiğini açıkça ortaya koydu. Açıklanan rakamlara göre, Türkiye’nin mal ihracatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,3 oranında güçlü bir artış kaydererek 25 milyar 967 milyon dolar seviyesine yükseldi. Bu rekor rakam, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracat performansı olarak kayıtlara geçerken, eylül ayları bazında tüm zamanların en yüksek ihracat seviyesi olarak tarihe yazıldı.

Dokuz Aylık İhracat 210 Milyar Doları Aştı
Yılın başından bu yana istikrarlı tırmanışını sürdüren dış ticaret verileri, ocak-eylül döneminde de beklentileri boşa çıkarmadı. Bu süreçte Türkiye’nin toplam mal ihracatı yüzde 5,2 oranında bir artış yakalayarak 210 milyar 952 milyon dolara ulaştı. Son 12 yıllık ve aylık performanslar incelendiğinde ise yıllıklandırılmış ihracatın yüzde 5,2 artışla 283 milyar 706 milyon dolara tırmandığı görüldü. Elde edilen bu başarı, Orta Vadeli Program kapsamında konulan hedeflerin ne denli gerçekçi ve kararlı bir şekilde uygulandığının en somut göstergesi oldu. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere ve daralma eğilimlerine rağmen Türk üreticisinin ve ihracatçısının esnek hareket kabiliyeti bu başarının arkasındaki en temel etken olarak öne çıktı.
Dış Ticaret Açığında Yüzde 25,8 Oranında Önemli Gerileme
İhracattaki bu göz kamaştıran artış, ülkenin dış ticaret dengesine de son derece olumlu bir şekilde yansıdı. Eylül ayında mal ithalatı yıllık bazda yüzde 5,6 artışla 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,4 gibi yüksek bir seviyeye ulaştı. İhracattaki güçlü sıçrama ile ithalattaki daha sınırlı yükseliş dengesi, dış ticaret açığının yüzde 25,8 gibi dikkat çekici bir oranla azalarak 5 milyar 163 milyon dolara gerilemesini sağladı. Uzmanlar, bu tablonun cari denge üzerindeki baskıyı hafifleteceğini ve makroekonomik istikrarı güçlendireceğini vurguluyor.

Gelecek Dönem Hedefleri ve Katma Değer Vurgusu
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde, önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritası da netleştirildi. 2027-2029 dönemini kapsayan süreçte temel amacın, Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payı daha üst seviyelere taşımak olduğu belirtildi. Bu doğrultuda, özellikle yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ile hizmetlerin toplam ihracattaki payının artırılmasına öncelik verilecek. Düşük ve orta teknoloji sektörlerinde yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri desteklenirken, Türk firmalarının küresel tedarik zincirlerindeki konumunu daha da sağlamlaştırması için yeni teşvik mekanizmaları devreye alınacak.

