Reklam
Reklam
AFSÜ REKTÖRÜ Prof. Dr. NURULLAH OKUMUŞ Basın Mensupları ile Bir Araya Geldi

AFSÜ REKTÖRÜ Prof. Dr. NURULLAH OKUMUŞ Basın Mensupları ile Bir Araya Geldi

ABONE OL
Ağustos 7, 2022 12:38
AFSÜ REKTÖRÜ Prof. Dr. NURULLAH OKUMUŞ Basın Mensupları ile Bir Araya Geldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, Afyonkarahisar’da görevli ulusal ve yerel basın mensupları ile kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi.  Prof. Dr. Okumuş, halkın doğru şekilde bilgilendirilmesinde önemli ve zahmetli bir sorumluluk üstlenen basın mensuplarının Basın Bayramı’nı kutlayarak başladığı konuşmasında AFSÜ’de tamamlanan ve sürdürülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu ve soruları cevaplandırdı.

Üniversite gündemindeki konular hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla AFSÜ Kafe’de düzenlenen toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ümit Dündar ile Prof. Dr. Adem Aslan, Genel Sekreter Ziya Kutay Erşen, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necip Becit, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Sarıkürkcü, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sinan Evcil, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tolga Ertekin, Hastane Başhekimi Doç. Dr. Ahmet Ali Tuncer, Hastane Başmüdürü Hatip Aydın, Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezer Küçükkurt, medya kuruluşu sahipleri ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

AFSÜ’de göreve başlayalı yaklaşık dört sene olduğunu belirterek sözlerine başlayan Prof. Dr. Nurullah Okumuş, “Bu süre zarfında neler yaptığımız ve bundan sonrası için neler planladığımızı konuşmak; üniversitemizin gündemindeki gelişmeleri sizlerle hasbihal etmek istiyoruz. Çünkü basının üniversitemiz hakkındaki görüşleri ve önerileri çalışmalarımızda bize yol göstermektedir.” dedi.

SAĞLIKTA ŞİDDETE KARŞI İŞ BİRLİĞİ YAPMALIYIZ

Son günlerde Hematoloji Bölümü ile ilgili gündeme gelen tartışmalar hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Nurullah Okumuş şunları söyledi: “AFSÜ olarak hedeflerimizden biri akademik kadromuzun güçlendirilmesidir. İlimizde eksikliğini hissettiğimiz hekimlerimiz ve akademisyenlerimiz konusunda ciddi bir ilerleme gösterdik ve akademisyen sayımızda artış sağladık. Olmayan bölümlere hekimlerimizi getirdik, vatandaşlarımızın il dışına gitmek zorunda kaldığı bölümlerde getirdiğimiz hocalarımızla bu konuda iyileşme sağladık. Ancak bazı alanlarda ki bu sadece bizde değil, ülkemizin birçok yerinde, birçok ilinde, birçok üniversitesinde böyledir; hekim sayısının bölümlerin özelliği nedeniyle daha az olması nedeniyle sıkıntılar yaşıyoruz. Bu alanlardan biri de hematolojidir.

Kamuoyuna da yansıdığı şekliyle önceki hocamızın ailevi sebeplerle ilimizden ayrılması sebebiyle yeni bir hoca arayışımız olmuştu ve özel sektörde çalışan bir doçent arkadaşımızı üniversitemizde göreve başlatmıştık. Arkadaşımız insani bakımdan da hastalarla ilişkileri bakımından da gayet iyi bir hekimdir. Hastalarla gelir gelmez iletişimini kuran, onlarla muhabbetini kuran, onlarla dertleşen bir arkadaşımızdır. Mesleğinde de iyi olduğunu gayet iyi biliyoruz.

Hocamızın bizden şöyle bir talebi oldu, dedi ki çok fazla bekleyen hasta var. Yani bu hizmetin verilemediği süre içinde çok fazla bekleyen hasta olmuş, tedavi süreci uzun olan, bazen yıllar boyunca tedavi olması gereken ve dolayısıyla takip edilmesi gereken hastalar var, o yüzden ben öncelikle bekleyen hastaları almak istiyorum. Tabii ki dedik. Bütün hastalara randevuyu, sitemizdeki telefon numarası üzerinden polikliniğimizde vermeyi teklif etti. Buna da tamam dedik, orada da bir sıkıntı yok. Nitekim burada çalıştığı süre boyunca ihtiyacı olan hastalarımız çok rahatlıkla polikliniğe ulaştı. Randevularını da aldılar. Herhangi bir sorun yaşamadık. Geri dönüşlerde de hekim arkadaşımızla ilgili hastalarımız memnuniyetlerini iletti.

Geçen hafta içinde hastane kayıtlarında bilgisi yer almayan, yani bizde kaydı olmayan bir vatandaşımız, randevu almak istiyor gece saatlerinde. Tabii gece saatlerinde polikliniğe randevu almak için ulaşamayınca bazı kanallar üzerinden, hoş olmayan ifadeler kullanıyor. Bu kaydı alan kurumlar da bizi bilgilendirince hekimimize haber verdik ve rutin olarak yapılması gereken Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet ile ilgili yasal işlemleri derhal başlattık. Tabii hekim arkadaşımızın bu olay karşısında morali bozuluyor ve kendi tercihi ile Afyonkarahisar’dan ayrılmak üzere istifa etmeye karar veriyor. Ne yazık ki bütün ısrarlarımıza rağmen kendisini bu konuda ikna edemedik.

Bu olayın üzerinde durulması gereken üzücü boyutlarından biri, yönetim olarak hekim arkadaşımıza mobbing uygulandığımız iddiasıdır. Bu iddianın özellikle sosyal medya üzerinden ulusal çapta haberlere malzeme yapıldığını gördük. Şimdi ortada yaklaşık 745.000 nüfuslu ilimizde ihtiyaç duyulan bir alandaki hekimin kaybedilmesi söz konusu. Peki, bu olay neden yaşandı? Yani olayın altında her türlü neden aranabilir ama sonuç olarak tek bir kişinin eylemidir. Biz de konuya ilişkin kamuoyunu doğru bilgilendirmeyi sağlamak için bir basın açıklaması yayınladık. Ne yazık ki yaptığımız basın açıklamasının arkasından yine sosyal medya aracılığıyla farklı mecralarda doğru olmayan, hoş olmayan ifadeler, hakaretler, tartışmalar söz konusu oldu. Bunun üzerine, niyetimiz hâsıl olmuştur diyerek açıklamamızı sitemizden kaldırdık. Şehrimizdeki hematoloji hekimi açığını kapatmak amacıyla yeni bir ilana zaten çıkmıştık. Aday hekimlerle görüşmelerimiz sürüyor. İnşallah en kısa sürede bu konudaki açığı kapatacağımıza inanıyorum.

Yaşanan manzaraya baktığımızda olan şu: Doğrusunu anlatıyoruz ama tartışılan konulara baktığımız zaman üniversite yönetimi tartışılıyor, hükümetin politikaları tartışılıyor.  Esasında sorunun temeline inmemiz gerekiyor. Niye bu hale geldik? Niye bu tablo ortaya çıktı? Niye sağlıkta şiddet bu kadar ön plana çıktı, bunları bilmemiz gerekiyor. Halkımızın bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bakın, yoğun çalışılan, riskli görülen alanları tercih etmiyor yeni mezun hekimler. Çünkü şiddet olayları onları bu alanlardan uzaklaştırıyor. Kritik konularda karar vermeleri gerektiğinde doğabilecek sonuçlardan çekiniyorlar. Bu ise bütün toplumun zarar görmesine sebep oluyor ve sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanmasına engel teşkil ediyor.

İki temel şey söylemek istiyorum: İlk olarak hekimler olarak biz halkımızı seviyoruz; onlar varsa biz varız. Biz varsak da onların sağlığı var. Bunu asla unutmamak gerek. Bir kişinin yaptığı eylemi de asla bütün vatandaşlara mal etmiyoruz. Çünkü toplumun içinde çok değerli, çok iyi insanlar vardır. Toplumun içinde ufak bir dokunuşla, bir tedavi yöntemiyle sağlığına kavuşacak insanlar vardır.

Sağlıkta şiddet konusunda halkımızı aydınlatmak bakımından basın mensuplarına çok iş düşüyor. Sizden bir sağlıkçı olarak açık yüreklilikle destek istiyorum. İş birliği yaparak yanlış ve olumsuz algıları yıkabiliriz. Sizin ağzınızdan çıkacak, sizin kaleminizden çıkacak yazılar ve sözler çok çok önemli.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri inceleyebilirsiniz.