Burhanettin Yılmaz Haberi/ISTANBUL
TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN ÇIKAMADIĞI MİLLİYETÇİ- MUHAFAZAKARLIK SARMALI
Türkiye’nin kendi içerisinde radikalleşmeyi zorunlu kılan uzun soluklu bir demokrasi mücadelesine ihtiyacı vardır. Belkide 10 yılları alacak bu demokrasi mücadelesinde kesin olan bir şey var ki; bugün kendini parlementer mücadele ye hapsetmiş siyasi partilerin bu yapısıyla bu mücadeleyi vermesi çok zordur. Radikal sağa tutsak olarak kazanılmış bir seçimin, getireceği rahatlık kısa süreli olup , başarılarıda kalıcı değildir. Bu yüzden Türkiye’yi bu sağ- muhafazakar, milliyetçi paramilitarisazyondan kurtaracak uzun soluklu kendi içerisinde radikalleşmeyi gerektiren demokrasi mücadelesine ihtiyacı var. Bunu siyasî partiler mi, sivil toplum kuruluşları mı, Tuzla Demokrasi Hareketimi, direniş sahalarımı vs kim yapar bilmiyorum. Ama bu olmadan da ülkenin dokusuna işleyen gericilik ten kurtulacağımızı sanmıyorum.
Geldiğimiz nokta bugün, 1908 lerde olduğumuz nokta ile aynıdır. Avcı taburlarınımı yoksa İttihatçı Hareket Ordusunumu tercih edeceğimiz noktası Türkiyenin demokrasiye açılan kapısı değildir. Ülkemizdeki yoğun muhafazarlığa muhafazakırlıkla, milliyetçiliğe milliyetçilikle cevap vermek, siyaseti sadece bu eksende yapmak toplumu muhafazakarlıktan, milliyetçilikten uzaklaştırmadığı gibi ülkenin yüzyıllık meselelerini tartışmaktan, çözmekten uzak tutuyor, bu cesareti gösteren insanlarıda yanlızlaştırıyor.
Bu uzun soluklu demokratik mücadelenin yazılı proğramı, pedogojisi muhafazakarlığı rededen bir yaklaşım yada pratik sergilemiyecek aksine ona yer açacak ama şimdikinden farklı olarak kendisi muhafazakar olmayacak, devrimci-demokratik değerlerini koruyacak, aşacak bir içeriğe sahip olacaktır. Oysa bugün biz, kendimizi tartışmaktan alıkoyduğumuz yada geçiştirdiğimiz gerçeklerle yüzleşmekten alıkoyduğumuz muhafazakarlığımız ile demokratik bir muhalefet yapmak yerine diğer geri kalan milliyetçi-muhafazakar kesimle seçim içinde olsa ittifak yapmayı muhalefet zannediyoruz.
Türkiye’nin demokratları, aydınları, entellektüel çevreleri “devletperest” yaklaşımını terk etmediği sürece, ana tartışma konusu ‘nasıl kurtaracağız bu devleti’ olduğu müddetçe, ülkemizin muhafazakarlıktan çıkarmak radikal milliyetçiliği aşmak mümkün olmayacaktır. Bunu ancak düşünceyi, sözü, ifadeyi özgürleştirebilecek içinde radikalleşmeyi gerektiren bir demokrasi mücadelesini proğramlayabilen bir muhalefetle başarabiliriz. Bunu İspanya, Portekiz, Yunanistan başardı. Salazar, Franko, Albaylar cuntası na karşı uzun yıllar verilen radikal demokrasi mücadelesi ile toplumu muhafazakarlıktan, radikal milliyetçilikten uzaklaştıran kırmızı çizgileri konuşarak, tartışarak aşan uzun soluklu özgürleştiren demokratik mücadele ile başardılar.
Peki ama bu uzun soluklu mücadelenin programı, pedogojisi, mücadele yöntemleri nasıl olacak?
Haber ajanslarından eklenen tüm haberler (Burhanettin Yılmaz/ Solmedya İSTANBUL) , sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan yayınlanır. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz…
DÜNYA
15 saat önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceDÜNYA
5 gün önceDÜNYA
7 gün önceGÜNDEM
8 gün önceGÜNDEM
8 gün önce
1
27 Mayıs 1960 darbesinin ilk akla gelen ismi Adnan Menderes …
1865 kez okundu
2
HELİKOPTER MENZİLİ KAÇ KM?
1732 kez okundu
3
ARAPLAR KANDİL GECESİ KUTLUYOR MU?
1488 kez okundu
4
PARTİ KONGRELERİNDEN EDİNDİĞİM İNTİBA
1471 kez okundu
5
WOOOOWW ACUN NUR TOPU GİBİ BİR ERKEK ÇOCUĞU İSTİYORSAN BENİ BUL
1272 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri inceleyebilirsiniz.