6 Ekim 1923; Türk Ordusu, İstanbul’a giriyor.
Kutlu Altay Kocaova
“İstanbul’un kurtarılmasının temelinde yatan sebeb, maâlesef yakın târihle ilgili derslerimizde pek üzerinde durulmayan bir dönemdir. Türk İstiklâl Savaşı, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla, ardından da 17 Eylül’de Bandırma’nın kurtuluşuyla fiilen bitmiş gibi kabûl edilmiştir.
Ancak Eylül 1922’in sonlarından i’tibâren çok daha büyük bir savaş tehlikesi belirmiştir. İngiltere ile savaş… Türk ordusunun, Gâzî Mustafâ Kemâl Paşa’nın emriyle Boğazlara yürümesi üzerine İngiltere, teyakkûza geçmiş, müttefîklerini bize karşı savaşmak üzere iknâ etmeyeçalışmıştır. Ayrıca belirlenen hattı geçersek de, savaş açacaklarına dâir bir ültimatom da yayınlamışlardır. Bu dönemle ilgili Batı medyasından inanılmayacak kadar çok haber vardır. Öyle ki, Batı medyası, 1918’den sonra dünyânın yeniden büyük bir savaşa sahne olacağına dâirduyulan korkuyu gözler önüne sermektedir. Bu yayınlarda, özellikle Gâzî Paşa’ya karşı hem hayranlık, hem de düşmânlık kendisini göstermektedir. Yâni güçlü ve şerefli bir düşmân olarak gördükleri belli olmaktadır. Hattâ Townshend gibi eski İngiliz generalleri de böyle bir savaşın anlamsızlığına dâir fikirlerini ortaya koyarak kamuoyu oluşturmuşlardır.
İşte, İstanbul’u kurtaran süreç, bu süreçtir. Bunu bilmezseniz, İstanbul’un tek mermi atılmadan İngilizler tarafından bırakıldığı gibi saçma sapan bir düşünceyi benimseyip,
Atatürk’ün arkasından aptalca sözler söyleyebilirsiniz.
En azından Atatürk’ün savaştığı düşmânları kadar şerefli olabilseniz… Ama maâlesef, o da mümkün değil.”
“Atatürk düşmânlarının sık söylediği şeylerden biri İngilizlerin İstanbul’u çatışmasız terk etmesidir. Vatan toprağı Kıbrıs’ı, Mısır’ı ve birçok yeri çatışmasız terk edenleri kahraman görenler, İngilizler neden çatışmasız terk etti, derler.
Oysa, çatışmasız çekilme diye bir şey yoktur. Büyük Taârrûz ile Yunan ordusunun büyük kısmının imhâ edilmesi, bu sonucu doğurdu. Zaferin hemen ardından, Türk ordusunun Boğazlara yürümesi üzerine (Bu dönemde Fransa ile İtalya ile İstanbul için savaş görüşmeleri yaptılar ama
yalnız kaldılar) imzâlanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile barışın imzâlanmasından sonra İstanbul’un boşaltılması hükme bağlanmıştır. Üstelik Lozan Barış Görüşmeleri kesilince, yine Türk ordusu harekete geçti.
Yâni İngilizler, Yunan bozgunundan sonra, çok istemelerine rağmen
Türk ordusu ile savaşmayı göze alamadı. Ayrıca Musul’a da yürünebileceğini hesapladılar. Dolayısıyla İngilizler için Musul’un petrolü, İstanbul’dan çok daha değerli olduğu için kuvvetlerini oraya yığdılar.
Dolayısıyla savaşı, diplomasiyi ve cesâreti bilmeyenler,vatan toprağının savaşsız verilmesini kabûl eder ama İngilizlerin savaşsız çekilmeye zorlanmasını anlamaz. Çünkü ne anlayacak beyin, ne de şeref var.”
DÜNYA
15 saat önceGÜNDEM
3 gün önceGÜNDEM
4 gün önceDÜNYA
5 gün önceDÜNYA
7 gün önceGÜNDEM
8 gün önceGÜNDEM
8 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri inceleyebilirsiniz.